LENTORAAKADEMİ & DIGITALTR | EN

Lentora Günlükleri

Birine ‘hayır’ diyemediğinde…

Neden hayır diyemiyorum?” sorusunu kendine sormaktan ve her seferinde kendini suçlamaktan yorulmadın mı?

​Birine “hayır” demek istediğinde boğazında o tanıdık düğüm oluşuyorsa, göğsün sıkışıyor ve sanki büyük bir suç işliyormuşsun gibi hissetmeye başlıyorsan, dur!

Sana çok önemli bir gerçeği söylemek için buradayım:
​Bu bir cesaretsizlik sorunu ya da özgüven eksikliği değil. Bu, senin sinir sisteminin hayatta kalmak için geliştirdiği biyolojik bir sadakat stratejisidir.

​Çocukluğunda sevilmek, onaylanmak veya güvende kalmak için üstlendiğin o kurtarıcılık semptomu, bugün yetişkin ilişkilerinde senin en büyük zindanına dönüştü. Başkalarının fırtınasını dindirmek için kendi gökyüzünü yakmayı görev edindin.

Sınır çizemediğin her an, aslında çocukluğundaki o kırılgan güvenliğe sadık kalmaya çalışıyorsun.

​Ama bilmelisin ki; sınır çizmek bencilce bir eylem değil, senin en temel somatik ihtiyacındır. İçindeki o suçluluk duygusunu ve sahte kurtarıcı pelerinini yerde bırakmadığın sürece, kendi hayatının egemeni olamazsın.

​Hayatını başkalarını memnun etmeye adamayı bıraktığın gün, kendi imparatorluğunu kurduğun gündür.
​Şimdi o düğümü çözme ve sınırlarının egemenliğini eline alma vakti.